Alevi Dosyasını Raftan İndirdik

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, TRT Haber’de önceki gün yayınlanan 3 Gün programının canlı yayın konuğu oldu.

Üstün katıldığı programda; Yeni Anayasa, Doğu ve Güneydoğu’da teröre karşı yürütülen çalışmalar, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi kapsamında Alevi ve Roman vatandaşların sorunlarının çözümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ORTAK BİR VATANDAŞLIK TANIMI ŞART

Üstün, yeni anayasanın hazırlanma sürecinde Uzlaşma Komisyonu oluşturulması bağlamında AK Parti’nin sayısal çoğunluğu bir tarafa bırakarak eşit şartlarda bir temsili kabul ettiğini belirterek: “Bütün partilerin yeni anayasa üzerinde uzlaşı sağlamasını umut ediyorum” diye konuştu. Üstün:

“Gönül ister ki bu komisyondan tüm partilerin uzlaştığı, anlaştığı bir anayasa metni çıksın ve yeni anayasa metnine tek parça halinde gidilsin. Şu anda da bu deneniyor. Ama uzlaşılamazsa ne olacak? Bunu şimdiden konuşmak faydasız. Muhtemelen partiler diğer partilerle uzlaştıkları noktaları bir kenara not edeceklerdir. Örneğin vatandaşlık tanımı konusunda önceki müzakerelerde de edindiğim izlenimlere baktığımda CHP ve HDP’ye daha yakın olduğumuzu tahmin ediyorum. Şu anki vatandaşlık tanımı kimlik üzerine yapılmış bir tanım. MHP ise bu tanımda ısrar ediyor. Oysa biz imparatorluk bakiyesi bir devletiz ve imparatorluktan miras kalan kimlikler de Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyor. Bu doğrultuda bütün bu kimlikleri tarif eden, barındıran bir vatandaşlık tanımı olması lazım.

Bizdeki vatandaşlık tanımı oldukça dar bir alanı kapsıyor. Bu vatandaşlık tanımı bizim basketbol milli takımımızı dahi kucaklamıyor. Milli takımımızda balkanlardan insanlar var, Özbek sporcular var, yurt içerisinden sporcularımız var. Yani sizin vatandaşlık tanımınız bunları dahi kucaklamıyorsa o zaman 78 milyonu nasıl kucaklayacak? Bölgede iddiası olan bir devlet olarak göçmenleri nasıl tanımlayacak? Bu noktada oldukça sorunlu alanlar var. Muhtemelen uzlaşamadığımız noktalar da bu alanlarda olacak” dedi.

BEDELİNİ ÖDERLER

Anayasa görüşmelerinde HDP ile yaşanan krize karşın komisyonun kurulma aşamasında HDP ve diğer partilerinde sürecin bir parçası olacaklarını ifade eden Üstün:

“Meclis Başkanımız HDP’nin de içerisinde olduğu meclisteki grubu bulunan tüm partilere bu daveti yapacaktır. Burada bu masanın kurulması şeklen dahi çok önemli. Siyasi çevreler büyük bir moral buldu bu kuruluştan. Zaten masadan kalkan 2019 da seçim meydanlarında bunun hesabını milletimize verir. Bu da ağır bir vebaldir. Nasıl koalisyondan çekinen, kaçan partiler 1 Kasım’da milletimiz tarafından cezalandırıldıysa aynı şekilde bunun bedelini de öderler” şeklinde konuştu.

CENAZE ÜZERİNDEN PROPOGANDA

Terör örgütünün cenazeler üzerinden kara propaganda yapmaya çalıştıklarına dikkat çekerek amaçlarının, bölgeyi istikrarsızlaştırmak, insansızlaştırmak, islamsızlaştırmak olduğunu da yineleyen Üstün:

“Elazığlı bir bacımız kahvaltı yaparken evine roket isabet etti ve hayatını kaybetti. Terör örgütü de her zaman olduğu gibi kara propagandaya başladı. Tank mermisi dedi, top mermisi dedi. Benzer olaylarda Kurşunlu camiini yaktıklarında da, 4 ayaklı minareye saldırı yaptıklarında da aynı şeyi söylemişlerdi.

Amaçları cenazeler üzerinden de siyasi rant yürütmekte olan terör örgütü daha cenaze hastane morgundayken o cenazeyi alarak Yenişehir’e defnetmek için aileye baskı yaptı. Aynı gece aile, cenazeyi Elazığ’a götürmek için bizden yardım istedi. Anlaşılan o ki PKK ailesine cenazeyi başka bir şehre nakletmesi için bile müsaade etmek istemiyor. Daha sonra ailesiyle diyalog kurduk, durumu Valiliğe bildirdik. Aile cenazeyi nereye istiyorsa oraya götürsünler dedik. Cenazesini sahiplenmek bir insanın belki de son arzusudur, buna bile müsaade etmiyorlar” dedi.

MAĞDURİYETLERLE YAKİNEN İLGİLENİYORUZ

Öte yandan Üstün, bölgede yaşanan ailelerin mağduriyetlerinin giderilmesi ile ilgili gelişmeler hususunda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Konunun sosyal boyutuyla da yakinen ilgilendiklerini dile getiren Üstün:

“Hiçbir devlet sokağında mahallesinde roketatarla gezen insan istemez. Bölgede yaşananlar doğrultusunda Validen ve Emniyet Müdürü’nden de bilgiler aldım. Sur’da yaşayan tüm vatandaşlarımıza - akrabasının yanına yerleşiyorsa bile - bir harçlık çerçevesinde para ödemesi yapıyoruz.  Eğer gidecek hiç kimsesi yoksa bu vatandaşlarımızı alıp otellerde konaklamalarına imkân sağlıyoruz. Esnaflarımıza 2 milyona yakın katkı mahiyetinde para ödüyor, esnaflarımızın sigorta vergi beyanname sürelerini de erteliyoruz. Bölgede hakikaten son derece titiz bir terörle mücadele örneği veriliyor” şeklinde konuştu.

MUHATAPLAR DEĞİŞTİ

Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’nin kapsamı ve muhataplarının değiştiğini dile getiren Üstün, “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi demokrasi insan hakları ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde devam ediyor. Burada değişen sadece muhataplıklar. Artık bütün bölge halkı, bütün bölge insanı, oradaki bütün siyasi partiler muhatabımız.” değerlendirmesinde bulunarak:

“Geçenlerde bize o bölgede faaliyet gösteren Hüda-parlı kardeşlerimiz geldi. Yine o bölgede faaliyet alanları çocuklar olan Diyarbakır’dan “ÇAÇA” adında bir dernek geldi, onlarla görüştük” diye konuştu.

Önümüzdeki süreçte bölgede çeşitli ziyaretler gerçekleştireceklerinin sinyalini vererek bu bağlamda dernekler, STK’lar, vakıflar, Mele’ler ve kanaat önderleriyle de bir araya geleceklerini belirten Üstün:

“Artık muhataplık anlayışımız değişmiştir. Ama o bölgeden ama başka bir bölgeden hangi kesimden olursa olsun insanların demokrasi taleplerine, insan hakları taleplerine açık olduğumuzu ifade ediyoruz. Bu konuları mecliste, partide istedikleri ortamda bunları konuşmaya hazırız” dedi.

KALICI OLACAKLAR

Sayıları 2.5 milyonu bulan Suriyeli göçmenlerin eğitim, iskan, ve istihdam haklarının yanı sıra Batıya göç etmek isteyenlerin de ciddi sorunlarının olduğunu ifade ederek bu sorunların çözülmesine yönelik adımlar atılacağını da belirten Üstün:

“Yeniden Avrupa birliğiyle masaya oturmamızda göç olayının, Türkiye’nin insana bakışının büyük rolü vardır. Bu durumda bizim yeniden bir göç politikası yeni bir bakış açısı belirlememiz gerekir. Bu topraklarda geçici gördüğümüz bu insanların artık kalıcı olacağını düşünmeliyiz. Bu insanları eğitimlerini sağlamamız lazım. Bu zamana kadar o bölgede 400 bin çocuk dünyaya geldi. Bunlar belki birkaç sene sonra okul çağına gelecekler. En iyimser tabloyla bu insanların yarısı burada kalacak. Eğitim, istihdam, iskân ile alakalı sorunlarına ciddi şekilde eğilmemiz lazım. Belki ilerde çifte vatandaşlık durumlarını dahi konuşmamamız gerekecek. Artık kalıcı olacaklar. Yeni duruma göre pozisyon almamız gerekebilir” diye konuştu.

ALEVİ DOSYASINI RAFTAN İNDİRDİK

Üstün, AK Parti olarak her kesimin sorunlarına eğilmek ve çözüm üretmek gayelerinde olduklarını vurgulayarak, 78 milyona aidiyet duygusunu hissettirmek adına Hükümetin Eylem planında da bahsedildiği üzere Alevi dosyasını raftan indirildiğini ifade etti. Üstün, şöyle konuştu:

“Amacımız 78 milyona “İyiki bu ülkede doğdum ve iyi ki bu ülkede yaşıyorum” dedirtmek. 2009’da başlayan Alevi açılımında iyi bir mesafe alındı. Ancak gezi olayları ve araya giren seçimler nedeniyle Alevi sorunu bir türlü hayata geçirilemedi. Seçim beyannamemizde Alevi dosyasını raftan indireceğimiz beyan ettik. 1 Kasım’da iktidar olmamızın ardından bunu hükümet programına aldık. 3 aylık Eylem Planına da bu konuldu. Sosyal konulara zaman vermek riskli ama hükümetimiz bu konuda kararlı.”

ALEVİLİĞİN ve CEMEVLERİNİN TANIMINI BİZ YAPAMAYIZ

Aleviliğin İslam şemsiyesi altında bir inanç olduğunun altını çizerek bu noktada Aleviliğin veya cemevlerinin tanımını yapmak gibi bir amaçlarının olmadığını söyleyen Üstün, Alevilere verilecek statüler konusunda da görüşlerini aktararak şöyle devam etti:

“Aleviler Hâk, Hz. Muhammed ve Hz. Ali ekseninde bir çizgilerinin olduğunu ifade ediyorlar. Biz Aleviliğin tanımını yapacak değiliz. Bunun tanımını kendilerine bırakacağız. Biz hizmet sunma noktasında bir çalışma yapacak, gerekli ortamı oluşturacağız. Nasıl bir hizmet sunulacak? Cemevlerinin elektrik, su gibi giderleri karşılanacak. Cemevinde “Dede” faaliyet gösteriyorsa onun maaşı da ödenecek. İmar kanununda, belediye kanununda gerekli değişiklikler yapılacak. Alevilerin de bu notada son derece samimi talepleri var. Alevi kültürünün genç nesillere aktarılması yönünde kendilerinin de talepleri var. Biz İslam içerisinde var olan bir görüşün tanımını yapacak, tarif edecek değiliz. Bu tanımı yapmak, tarif etmek Alevi vatandaşlarımıza aittir. Daha öncede yineledim. Bu sorunlar 1000 yıllık meselelerdir. 2 ayda 3 ayda çözülmesini bekleyemeyiz. Bu alan sosyolojik ve zor bir alandır, adım adım çözeceğiz.”

SAKARYA’DAKİ ÇALIŞTAY’I ANLATTI

Son olarak Üstün, Sakarya’da gerçekleştirilen Roman Çalıştayından da bahsederek bu çalıştayların yakın dönemde diğer illere de yayılacağını ifade ederek:

“Sakarya’da diğer illere de önek olacak çok güzel bir çalışma yaptık. Türkiye’nin birçok yerinden Roman dernek başkanları ve kanaat önderlerinin yanı sıra Roman vatandaşlarımızın sorunlarını çözmeye yönelik olarak; Genel idare yetkilileri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın oradaki il Müdürü, İlçe Belediye Başkanları, Büyükşehir Daire Başkanları, İŞKUR Müdürü, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı, İlçe Milli Eğitim Müdürleri… kısacası kimler bu sorunun çözümü noktasında faydalı olacaksa onları da çalıştaya davet ettik. Son derece interaktif ve verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Bu tür çalıştayları daha sonraki dönemlerde de değişik illerimizde yapacağız. Bu konuda mesafe alacağımızı ümit ediyorum” diye konuştu.