Vatandaşın Tek Tuğlası Dahi Ödenecek

AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, terör nedeniyle mağdur olan vatandaşların bütün zararlarının karşılanacağını belirterek, "Evlerinden bir tane tuğla dahi düşmüş olsa onun bedeli ödenecek. Müsterih olsunlar, yeter ki burada kardeşlik ve demokratik ortam olsun" dedi.

Üstün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Diyarbakır'ın Sur ilçesi ve civarında incelemelerde bulunduklarını, çıkmaz sokağa giren PKK terör örgütünün orada adeta intihar saldırısı yaptığını gördüklerini söyledi.

PKK'nın gençlerin öleceğini bile bile onları ölüme götürdüğünü vurgulayan Üstün, "(Bunu niye yapıyor acaba) diye bir an düşündüm. Çünkü PKK için artık yolun sonu gelmiş ve halkın desteğini kaybetmiş. Son bir hamleyle ölümler üzerinden kaybettiği itibarını, 'tekrar kazanabilirim' diye böyle bir intihar saldırısı içerisinde bulunduğunu gördük. Ölümler, acılar olsun, nefret derinleşsin, her aileden bir genç ölsün ve aileler tekrar toplu infialde bulunsun. Bu şekilde de bu kaostan 'acaba nemalanabilir miyim' diye bir intihar girişimi içerisine girmiş" diye konuştu.

Üstün, Diyarbakır'ın 2 milyon nüfusu aşan bir kent haline geldiğini, ekonomisi ve kültürel hayatıyla bir terör örgütünün boyunduruğu altına girmeyecek kadar büyüdüğüne işaret etti.

Terör örgütünün, Sur ilçesinde birkaç mahallede hendekler kazarak, hayatı yaşanmaz hale getirmek ve orada bir kıvılcım oluşturarak kaybettiği itibarı toplamaya çalıştığını anlatan Üstün, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Diyarbakır'ın diğer ilçelerinde insanlar günlük hayatlarına devam ediyor. PKK'nın yaptığı bu eylemler, umurunda değil. Hatta zengin mahallelerde hiçbir olay olmamış, olay yapma cesaretleri de niyetleri de yok. Şimdi gariban semtlerde, garibanların çocuklarını ölüme götürüyor. Bu tabii artık halk tarafından da görülmüş, özellikle 6-7 Ekim olaylarından sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bir kırılma yaşanmış. 'Duygusal kopuş' diyorlar ya, bu 'duygusal kopuş' aslında devletten yana değil, PKK üzerinden olmuş. Artık vatandaşlar PKK ile arasına mesafe koymuş ve HDP'den de 'duygusal kopuş' yaşıyor."

"TERÖRLE MÜCADELE SÜRECEK"

Terör örgütünün 6-7 Ekim olaylarında hiç gereği yokken vatandaşların evini, iş yerini yaktığını, kültürünü tahrip ettiğini vurgulayan Üstün, "Seçimlerden bir hafta önce Kızıltepe'ye gittik, sokaklar bomboştu. HDP de orada miting gibi bir şey yapıyordu, kimse mitinge gelmemiş, 100-150 kişi toplanmış. Dedim ki, 'Kızıltepe, çok canlı bir yer, neden insanlar sokaklara çıkmıyor?' 'İnsanları küstürdüler. Biz HDP'ye destekse destek, oysa oy veriyoruz, ne gereği vardı da 6-7 Ekim olaylarında geldiler, Kızıltepe'yi baştan başa yaktılar' dediler. İşte bundan sebep, burada müthiş bir kırılganlık olmuş" ifadelerini kullandı.

Üstün, PKK'nın tabanını kaybettiğini, insanların devlete olan güvenini yeniden kazandığının altını çizerek, halkın operasyonların yarıda bırakılmaması talebinde bulunduğunu söyledi.

Hükümetin bu konuda kararlı tutumunu sürdürdüğünü dile getiren Üstün, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yöre halkının da güvenlik güçlerine müthiş desteği var. O bakımdan bu operasyonlar sonuna kadar devam edecek. Artık Türkiye 1990'lara dönmeyecek, dönmesi de mümkün değil. Türkiye, hukuk ve demokrasi içerisinde terörle mücadele yürütüyor. O bakımdan sivil vatandaşlarımız zarar görmesinler, herhangi bir hukuk dışına çıkış olmasın mantığıyla operasyon yapıldığı için çok ince ayar ve dikkatli bir iş yapılıyor. Belki zaman alıyor, bazen de güvenlik güçlerimizin kendi hayatları tehlikeye düşüyor ama vatandaşın burnu kanamasın diye çok dikkatli bir operasyon yapılıyor. Onun için operasyonların süresi biraz uzuyor. Buna rağmen orada 'olağanüstü hal' ilan edilmiş değil, sadece sokağa çıkma yasağı, yani daha az zararlı bir yöntemle bu işlem yürütülüyor. Paris'i, Fransa'yı gördük, orada bir bomba patladı. Üç aydan beri orada 'olağanüstü hal' var ama Türkiye böyle bir yöntemi izlemiyor. Tekrar 1990'lara dönmenin önünü açmıyor. Orada demokratik kurallar ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde terörle mücadele yürüyor ve yürümeye de devam edecek."

"VATANDAŞLARIMIZIN BÜTÜN ZARARLARI KARŞILANACAK"

Üstün, terörden kaynaklı eylemden dolayı aracı yanan, camı kırılan, dükkanı zarar gören vatandaşların zararının karşılanması için kanun çıkardıklarını aktararak, bu kapsamda bütün zararların tanzim edildiğini vurguladı.

Bakanlar Kurulunun aldığı kararla orada yaşayan vatandaş ve esnafın vergiyle sigorta beyannamelerinin ertelendiğini belirten Üstün, bunun dışında kira yardımı yapılacağını, dışarı çıkan insanlara sıcak yemek verileceğini, vatandaşların günlük hayatlarını sürdürmeleri için her türlü tedbirin alınacağını anlattı.

"Evlerinden bir tane tuğla dahi düşmüş olsa, onun bedeli ödenecek" diyen Üstün, "Silvan'da da daha önce operasyon yapıldı. Birkaç sokak tahrip olmuştu. Vatandaşlarımızla konuştuk, dediler ki, 'Bütün zararlarımız devlet tarafından tanzim edildi, evlerimizi yeniden yapıyoruz. O hainler geldiler, bizim evimizi yaktılar, yıktılar, duvarlarımızı kırdılar ama şimdi hükümet geliyor, zararlarımızı karşılıyor.' Dolayısıyla vatandaşlarımızın bütün zararları karşılanacaktır. Müsterih olsunlar, yeter ki burada kardeşlik ve demokratik ortam olsun" değerlendirmesinde bulundu.

Üstün, bir televizyon programında "Masada silah varken bazı şeyleri konuşamayız" şeklinde ifade kullandığını anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Gerçekten bunlar 'mafya babası' gibi davranıyor. 'Mafya babası' da silahı masanın üzerine koyar, ondan sonra bir şeyler talep eder. Terör örgütüne mafya gibi davranmasına izin vermeyeceğiz. Silahın, şiddetin olmadığı ortamda her türlü sorun çözülebilir. Bu meseleler ancak normal zamanlarda konuşulabilir. Bir tarafta odada kavga, gürültü varken, siz öbür tarafta sağlıklı müzakere yapamazsınız. Onun için bu olayların sona ermesi lazım ve ardından da o bölge insanı için yapılacak ne varsa ekonomisinden, demokrasisine kadar her türlü şeyi karşılamaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum."

Kaynak : AA